Sigorta dendiğinde akla ilk AXA gelsin

RÖPORTAJLAR - 29 Temmuz 2015, 14:21

AXA Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Guillaume Lejeune, “Şirket olarak bizim politikamız büyümek için büyümek değildir. " dedi

 
AXA Türkiye’de Nisan 2015 itibariyle CEO’luk koltuğuna oturan Guillaume Lejeune iddialı. Guillaume Lejeune, göreve başlamasının üzerinden kısa süre geçmiş olmasına rağmen, AXA’nın Türkiye’de etkin verimli bir şirket olarak çok başarı gösterdiğini ve çok iyi bir ekibinin olduğunu gördüğünü söyledi. Lejeune amacının sigorta dendiğinde Türkiye’de insanların aklına ilk AXA’nın gelmesini  sağlamak olduğunu belirtti.

Dünya'dan Yakup Sayar'ın haberine göre, AXA Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Guillaume Lejeune, Türkiye’deki ilk söyleşisini DÜNYA ile gerçekleştirdi.

Birkaç aylık süreç içinde bir ülkenin tam gerçekliğini yakalamanın mümkün olmadığının altını çizen Guillaume Lejeune, Türkiye ile ilgili ilk izlenimleri ne yönelik şunları söyledi: “İnsanlar burada çok misafirperver, ülke her bakımdan çok hızlı bir şekilde gelişim gösteriyor. Özellikle ekonomik gelişimin dinamizmi çok etkileyici. Ben ilk aşamada mümkün olduğunca içinde bulunduğum bu yeni ortamı daha iyi  anlamaya ve kendimi buna adapte etmeye odaklandım; her gün yeni birşeyler keşfediyorum..”

Türkiye’de nasıl bir AXA bulduğunu sorduğumuz Guillaume Lejeune,  “AXA’nın etkin verimli bir şirket olarak burada çok başarı gösterdiğini ve çok iyi bir ekibi olduğunu gördüm.  Dağıtım kanalları ile çok iyi iletişimleri var. Bu yüzden de müşterileri ile çok iyi ilişkileri var.  Bunlar bir şirket için çok önemli avantajlar. Bu da AXA Türkiye’nin en önemli sermayesi diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

İşlerimizde revizyona gittik

AXA’nın yılın ilk yarısındaki performansını değerlendirmesini istediğimiz Lejeune,  ocak ayının ilk haftalarında özellikle hava şartlarından çok olumsuz etkilendiklerini ve özellikle oto tarafında hasar artışlarıyla karşı karşıya kaldıklarını belirterek şunları söyledi; “ İkinci olarak da işlerimizle ilgili olarak revizyona gittik. Bu iki durum AXA açısından çok önemli iki noktaydı.  Yılın ilk 5 ayında toplamda 1 milyar 248.6 milyon TL prim üretimi gerçekleştirdik.  Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.5 oranında bizim açımızdan küçük denebilecek bir büyüme yaşadık.”

Benim açımdan en önemli konu sürdürülebilir büyüme

AXA’nın uzun yıllar sektörde ilk sırada yer aldığını fakat bunun son birkaç yılda değiştiğini hatırlattığımız Guillaume Lejeune, bu konuda bir ısrarları olmadığını belirterek şöyle konuştu;  “Liderlikte, ilham vericiliği ve geliştiriciliği sağladıktan sonra pazarda daha fazla bir paya sahip olmak daha kolay oluyor. Bunu sağlamanın en kolay yolu ise düşük fiyattır.  Fakat burada büyüme hızına çok dikkat etmek lazım. Arkasını mali anlamda sağlama almadan hızla büyümeye odaklanan şirketlerin hem kendilerine hem de sektörlerine büyük tahribat verdiklerini başka piyasalarda olduğu gibi burada da görebiliriz. Düzenleyici ve Denetleyici otoritenin bu konularda tavizsiz ve dikkatli bir çalışma içinde olması gerektiğine inanıyorum.  AXA olarak bizim politikamız ise büyümek için büyümek değil. Önemli olan sürdürülebilir bir gelişim gösterebilmektir. Öte yandan bazı açılardan bakıldığında pazarın gerçekten de düşük fiyatı sevdiğini görebiliyoruz. Fakat sigortacılık hem müşteri, hem dağıtım kanalları, hem de çalışanları açısından uzun süreli iş ilişkisidir. Bu duruma maraton yarışı gibi bakmak lazım. Maratonu kazanan yarışmacı 42 km’nin tamamında birinci sırada yarışı götürmüyor. Bu nedenle benim açımdan sürdürülebilir büyüme önemlidir.  Sürdürülebilir büyüme için ise yapısal tedbirler alıyoruz.”

Türkiye’de sigortacılık henüz yolun başında

Türk sigorta pazarına yönelik öngörülerini paylaşan Guillaume Lejeune, pazara iki açıdan bakılabileceğinin altını çizerek şunları söyledi;  “Türkiye’de  gelişen ve büyüyen bir nüfus söz konusu.  GSMH’de büyüme söz konusu. Bunun yanı sıra ise Türk toplumu olarak aileye güven ve bağlılık söz konusu olduğu için ve biraz da kaderci bir toplum olunması nedeniyle sigortacılık açısından henüz gelişme aşamasında olduğumuzu düşünüyorum. Bu durumda ilk bahsettiğimiz gibi artışı çok önemli ama, ikincisi de alışkanlıklar ve uzun vadeli risklerin anlaşılması içinde çok önemli bir etken diye düşünüyorum.”

Çok fazla davanın olması netlik ihtiyacının olduğunu gösterir

Sektörde çok fazla düzenleme olduğu yönlü eleştirileri nasıl karşıladığını sorduğumuz Lejeune , Düzenleyici otoritelerin  çok düzenleme yapmasının değil, yasama yürütme ve yargının bir arada çalışmasının önemli olduğunu ifade etti. Lejeune,  Türkiye açısından bakıldığında mahkemelerde çok fazla dosya olduğunu ve bunların çok fazla masraf yarattığına dikkat çekti.   “Bu durum aynı zamanda da mağdurların tazminatlarını almalarında da  bir gecikmeye yol açıyor” diyen Lejeune sözlerini şöyle sürdürdü; “Belirli net roller olmalı. Bu durum hem devlet açısından hem müşteri açısından hem de sigorta şirketi açısından büyük avantajlar sağlar. Çok fazla davanın olması netlik ihtiyacının olduğunu gösterir. Yönetmelikler yasalar tek bir çizgi üzerinde olmalı.  Bu durum müşteri açısından bakıldığı zaman, müşterinin haklarının, şirket açısından bakıldığında ise sorumluluklarının net olarak görülmesini sağlayacaktır.”

BES bir boyut işi ve şu anda istediğimiz yer de değiliz

AXA’nın bireysel emeklilik sektörüne bakışını değerlendirmesini istediğimiz Guillaume Lejeune, söz konusu sektöre  birkaç sene önce girdiklerini hatırlatarak şunları söyledi; “Çok büyük bir pazar olsa da şu anda en üsteki şirketle aramızda büyük bir fark var. BES bir boyut işi ve şu anda istediğimiz yer de değiliz.  Fakat biz BES’te büyümeye devam ediyoruz.  Sektöre giren en yeni oyunculardan biri olarak sadece acente kanalımızla bugün 23 binden fazla katılımcı sayısına ve 100 milyon TL’ye yakın bir fon büyüklüğüne ulaştık. Bir yıl önce 13 bin katılımcı ve 45 milyon TL’lik bir fon büyüklüğümüz vardı.  Her işte olduğu gibi karlılığa bakarak büyüme olmalı burada da büyümeye çalışıyoruz uygun dağıtım kanallarını da araştırıyoruz.”

Görev süresi sonunda nasıl bir AXA bırakmayı hedeflediğini sorduğumuz Guillaume Lejeune şöyle konuştu; “Yapım gereği her zaman yukarı bakmayı tercih ediyorum. Tabiki de yukarıya bakarken, rakiplerimize saygımızı korumamız gerekiyor, fakat daha da önemli olan müşterilerimizle olan ilişkilerimizi koruyabilmek ve  sigorta dendiğinde müşterimizin aklına ilk AXA’nın gelmesini  sağlamayı amaçlıyorum.  Her şirketin belli varlıkları vardır, önemli olan bu varlıkların üzerinde büyüyebilme, gelişebilmek ve ben bunu çok iyi bir ekiple yapabildiğim için çok şanslıyım.”

Acenteler müşterilerini çeşitlendirmeli

Sektörde acente yapısı en güçlü şirketlerden biri olduklarını hatırlattığımız Guillaume Lejeune bu konuda ise şunları söyledi; “ Acentelerimizle çok uzun geçmişe dayalı bağlarımız var ve bunun böyle sürmesini istiyoruz. Büyüme bizim için müşteride çeşitlendirmeden geçiyor ve acentelerimize bu konuda da  yardımcı olmak için  yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Acenteler ağırlıklı olarak kasko ve Trafik sigortalarında  konusunda hizmet vermeyi tercih ediyor fakat  Türk nüfus yapısına baktığımızda sağlık büyük bir ihtiyaç, sağlık masrafının yüzde 20’si cepten çıkıyor, bu zamanla azalacak bir rakam da değil. Özel sağlık sigortaları ise sadece yüzde 2’lik bir nüfusa hitap edebiliyor şu anda.  İnsanların endişe ve ilgi alanlarına bakıldığında çocuklarının eğitim masrafları en ön planda olduğunu görüyoruz. Ebeveynlerin hayatlarını değiştirebilecek bir kaza ya da başka türden bir yıkım durumunda çocuklarımızın eğitim başta olmak üzere geleceklerini koruyacak ürünleri ciddi olarak düşünmemiz gerekiyor.  Benim için önemli olan sigortacılık bir sözleşme satmak değil, önemli olan insanları koruma altına almak, bu nedenle de acentelerimize tek bir ürüne odaklanmamaları, müşterilerin bütün hayatlarını ilgilendiren riskleri onlarla birlikte planlamaları gerektiğini anlatıyoruz.”

İhtiyaç duyulduğu her zaman sermaye artırırız

AXA’nın geçtiğimiz yılda önemli bir sermaye artışı yaptığını hatırlattığımız AXA Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Guillaume Lejeune, sermaye artırılmasının pazarda bir ihtiyaç olduğu takdirde oluşan bir durum olduğunu belirterek, “Eğer biz bunun ihtiyacı olduğunu düşünürsek böyle bir yönde yine karar alabiliriz. Çekici olabilmesi için her sektörün sürdürülebilir, sağlam ve yatırılan sermayenin geri dönüşümü açısından kârlı olabilmesi gerekiyor.  Herhangi bir mantıklı yatırımcının da bakış açısı böyle olacaktır diye düşünüyorum.  Öte yandan  bizim önceliğimiz  geri kalan herşeyi ise bir fırsat olarak değerlendiririz” şeklinde konuştu.

Günün sonunda hangi oyunu oynadığımızı biliyor olmalıyız

Sektörün en önemli sorunlarının başında gelen kârsızlık konusundaki değerlendirmelerde bulunan Guillaume Lejeune,  kârlılığa, sermayedar açısından iyi bir getiri, devlet açısından iyi bir vergi geliri, müşteri açısından da fiyata karşı aldığı hizmet olarak üç etken bazından bakmak gerektiğinin altını çizdi. “Kârlılığı bu 3 etken etkiliyor” diyen Guillaume Lejeune şöyle konuştu, “Sigortacılıkta fiyatı tesbit etmenin ilk adımı  evrensel bir kural olarak maliyetinizi biliyor olmaktır. Sigortacılıktaki en zor ama en önemli kısım budur.  Bir de tüm rakiplerinizle birlikte sektörün bütün olarak doğru fiyatlandırma konusunda ortak bilgi ve anlayış seviyesinde olması  gerekir ki adil bir rekabet ortamı oluşturulabilsin. Bir de şu var tabii ki:  çok sık kural değişikliği olmaması gerekiyor. Örnek vermek gerekiyorsa, bir futbol maçı oynanırken, basketbol kuralı uygulanmaya başlaması, ardından bir başka bir spor branşının kuralına geçilmesi ve bu konuda oyunculara haber verilmemesi, günün sonunda kimin hangi oyunu oynadığının anlaşılamaması gibi bir durum olmamalı.”

 

Yorumlar