Bireysel emekliliğin 2019 karnesi

Sinan Metin 11 Şubat 2020, 12:17

 

OECD’nin “olgun” emeklilik fonu piyasası kapsamına girebilmek için, ülkenin emeklilik yatırım fon varlıklarının toplam değerinin GSYH’ya oranının yüzde 20’nin üzerinde olması gerekiyor. Türkiye’de ise 2016 sonu itibarıyla yüzde 4.8 olan bu oran 2018’de yüzde 1.72’ye geriledi...

Bireysel emeklilik sisteminin 2019 yılı faaliyet raporu açıklandı. Otomatik katılım sistemiyle tanıştığımızdan beri gönüllü bireysel emeklilik sistemimiz katılımcı sayısı anlamında ilerlemiyor hatta geriliyor. Şirketler yeni katılımcıyla ancak otomatik katılımla tanışıyor desek yeridir.

2019 yılında katılımcı sayısı 7 milyonu aşamadı. 6 milyon 871 bin 132’de kaldı. 31 Aralık 2018 itibarıyla bu sayı 6 milyon 878 bin 224’tü.

Emeklilik şirketleri emeklilik fonlarında birikim sağlamayla daha fazla ilgilenmek zorunda kaldı. Katılımcıların fonlarda değerlenen tutarı büyümeye devam etti.

Katılımcıların fon büyüklüğü 2018 yılı sonunda 76.9 milyar TL’ydi. 2019 sonu itibarıyla bu tutar 101.8 milyar TL olarak gerçekleşti.

OECD’nin “olgun” emeklilik fonu piyasası kapsamına girebilmek için, ülkenin emeklilik yatırım fon varlıklarının toplam değerinin GSYH’ya oranının yüzde 20’nin üzerinde olması gerekiyor. Yaşadığımız ekonomik daralmanın da etkisiyle emeklilik fonlarının GSYH içindeki oranı da düştü.

Ülkemizde emeklilik yatırım fon varlıklarının GSYH’ya oranı, 2017 yılı faaliyet raporunda yer aldığı şekilde, 2016 yılı için yüzde 4.8 seviyesindeydi. 2018 yılı için bu oran yüzde 1.72 oldu.

Acente ve brokerlerin payı artıyor

Aslında bireysel emeklilikte para biriktirmeyi sevdik. Bireysel emeklilik bizim için iyi bir “tasarruf koçu” oldu. 2019 yılında katılımcılar sözleşmelerine ortalama katkı payı olarak aylık 344 TL ödedi. Bireysel emekliliğe en çok ödemeyi yapan yaş grubu 56 ve üzeri oldu. Bu kesim bireysel emeklilik hesaplarına aylık ortalama 445 TL ödedi. 45-55 yaş arası aylık ortalama 415, 35-44 yaş arası ise 332 TL ödedi.

Emeklilik yaşı 56 olmasına rağmen en fazla ödeme yapan yaş grubunun 56 yaş ve üzeri olması üzerinde durulması gereken bir konu. Sözleşmelerin kıdem yılı, devlet katkısını hak ediş süresi, sistemi sadece 10 yıllık düşünmek, 56 yaş ve üzerindeki katılımcıların diğer yaş gruplarına göre tasarruf edebilecek gelirinin olması gibi başlıklar yardımcı olabilir.

100 katılımcıdan 85’i tek sözleşmeye sahip. Sistemde 10 kişiden birinin iki sözleşmesi var.

Yıllar boyunca dikkat çeken bir konu da dağıtım kanallarının üretim payı. Acenteler üretimdeki payını artırıyor. Brokerlerin de payı artıyor. Katılımcısına en fazla aylık ödemeyi yaptıran dağıtım kanalı da aylık 810 TL ile yine özel acenteler oldu. Üretimin yarısını karşılayan bankalar için bu tutar 377 TL. Acente müşterilerinin yüzde 19’u ödemelerini yıllık yapıyor. Bu oran da diğer dağıtım kanallarının üzerinde.

Şirketlerin fon işletim gideri gelirinden sonra en önemli geliri olan yönetim gideri oran olarak yıllar itibarıyla azalmaya devam ediyor. 2017 yılında yüzde 1.83 olan oran, 2019 sonu itibarıyla kümülatif yönetim gider kesintisi bireysel emeklilik sözleşmelerinde yüzde 1.66, bireysel emeklilik sözleşmelerinde yüzde 2.03 oldu.

2020 yılı; sözleşmelerden nakit çekme hakkı, kredilere teminat gösterme, 18 yaş altı kişilerin sisteme dahil edilmesi gibi mevzuat düzenlemeleri yapılmazsa tamamlayıcı emeklilik sisteminin tasarlanmasının gölgesinde geçecek. Sistemde alacağımız aksiyonların gönüllü bireysel emekliliğe zarar vermemesine özen gösterdiğimiz bir yıl olması dileğiyle.

Diğer Yazıları