Bireysel emeklilik için ne yapmalı?

Sinan Metin 18 Şubat 2019, 17:48

 

2003 yılı başında doğan bir çocuk düşünelim... 16 yaşından gün almaya başladı bugünlerde. Bedeni gelişimiyle, davranışlarıyla, mizacıyla kendini diğerlerine belli etmeye çalışıyor. Hızlı koşuyorsa atlet, ezberi kuvvetliyse akademisyen, matematiği güçlüyse mühendis, kulağı iyiyse müzisyen olma yönünde kararlar almaya, yetenek gelişimini planlamaya çalışıyor.

Emeklilik sistemleri için 16 yıllık süre çok az olsa da ülkemiz özelinde sistemle ilgili bazı karakteristik özellikler kendini göstermeye başladı. Sosyal güvenlikle ilgili özellikler şimdilik ön planda değil. Ama tasarruf, yatırım ve yeni özelliklerin tespiti ve gelişimi çok umut verici.

Disiplinli tasarruf ettirme özelliği, emeklilik fonlarının tanınması ve sermaye piyasasında hızla güçlenmesi, insanımızın artık bireysel emekliliği broşür bilgisi kadar olsa da biliyor olması gibi özellikler ön planda. Bugün bireysel emekliliğin ülkemizdeki halini eleştirebileceğimiz çok fazla konu başlığı bulabiliriz. Fakat fon büyüklüğü, toplam katılımcı sayısı, her geçen yıl cazibesi artan devlet katkısı fonu, teknolojik, hızlı şirket hizmetleri kesinlikle övgüyü hak eder nitelikte.

Ancak otomatik katılım sistemi gibi yeni bir alan ve insanımız için öğrenilmesi elzem olan finansal okuryazarlık gibi bir konu bireysel emeklilik nedeniyle insanlarımızın ilgisini çekiyor. Bireysel emekliliğin avantajlı hali ve getiriler bu ilgiyi artırıyor. Sektörün sıkıntılı konuları yok mu? Elbette var. Bugünün sıkıntılarına değinecek olursak aşağıdaki tespitleri yapabiliriz:

* KPMG’nin bireysel emeklilikle ilgili raporunda 2016 yılı sonu itibarıyla sistemdeki sözleşmelerin ortalama kıdemi 3.4 yıl. Bireysel emeklilikte katılımcının park etme süresini en az 10 yıl kalma üzerinden anlattığımız düşünülürse bu kıdem çok az.

* Diğer taraftan, son yıllarda yeni katılımcı bulmakta zorlandığımız gerçeği var. Aynı rapora göre, 2016 öncesi tüm
yıllara ait girişler dikkate alındığında, sözleşmesi varken yeni sözleşme alan katılımcı oranı ortalama yüzde 16.8. 2016 yılında yürürlüğe giren sözleşmelerin katılımcıları içinse bu oran yüzde 22.2.

* 2018 yılında başlayan ekonomik sıkıntılar nedeniyle katılımcılar ya emeklilik birikimlerine ödemelerini durduruyor ya da sistemden ayrılıyor.

* Ülke olarak emeklilik sistemine ve emeklilik fonlarına yatırım yapmaya devam etmek zorundayız. Bugüne kadar yapılan işlerin mikro verimliliği tartışılır ama sonuçlar makro olarak olumlu değerlendirilebilir.

* Bireysel emeklilik yatırım yapmaya değer. Sistemin özünde olan yeteneğin gelişmesi yatırım, takip, gelişim planlamayla mümkün olacaktır. Biz acilen şunları yapmaya başlamalıyız:

- Katılımcıların sistemdeki kıdem yılını artırmalıyız.

- Bireysel emekliliğin avantajını otomatik katılımı da fırsat bilerek tüm katılımcılara anlatmalıyız. Sürekli anlatmalıyız.

- Emeklilik fon getirilerini katılımcılar özelinde mutlaka reel getirili kılmalıyız.

- Birikimlerin sistemde daha uzun süre kalmasının yollarını bulmalıyız.

- Otomatik katılımı mutlaka iyileştirmeliyiz.

Diğer Yazıları