DLT Talent

Zeynep Turan Stefan 15 Şubat 2021, 13:04

 

DLT’nin (dağıtık kayıt tutma teknolojisi) getireceği teknolojik olanaklarla oluşacak ortak bilinç; ihtiyaç duyulan hizmetlerin, aracılar veya düzenleyici kurumlarla şişirilmiş operasyonel maliyetlere katlanılmadan alıcılarla saniyeler içerisinde buluşturmasını sağlayacak. Mevcut yerleşik piyasalardan çok farklı bir yapı ortaya çıkacak; günümüzün gelişmiş ülkeleri belki de yüzyıllar içerisinde yarattıkları avantajlarını kaybedecek ve çok sığ piyasalar birden hacim kazanarak yoğun talep görebilecek...

 

Kasım ayıyla birlikte Frankfurt Business School ile 18 hafta sürecek harika bir programa başladım. “DLT Talent” olarak adlandırılan ve 200’den fazla başvuru arasından 38 kişinin seçildiği programın amacı DLT (distributed ledger technology) alanında inisiyatif alacak ve yeni oluşumların kapısını açabilecek liderler yetiştirmek. İki haftada bir online görüşüyor ve inovasyon alanında akademik çalışmalar yürüten profesörlerden harika dersler alıyoruz. Katılımcılarla LinkedIn üzerinden tanışmaya halen devam ediyorum ama sanırım sigorta sektörü temelli tek katılımcı benim!

Frankfurt Business School, ECB’den (Avrupa Merkez Bankası) aldığı rüzgarla bankacılık, mikro finans ve özellikle blokzincir (blockchain) projeleriyle Avrupa genelinde adını duyuran çok prestijli bir okul. Genellikle bankacılık sektörü üzerine akademik çalışmalar yürütüyor ama elde ettikleri birçok sonuç bence iyi bir incelemeden sonra sigorta sektörü için de uygulanabilir ve yol gösterici olabilir nitelikte. DLT ise henüz yeni bir kavram olmasına rağmen bütün finans sektörü adına “dönüştürücü” rol üstlenmeye aday.

 

İhtiyaç ile çözüm saniyeler içinde buluşabilecek

“Distributed ledger technology” (dağıtık kayıt tutma teknolojisi), bir merkez etrafında şekillenen sistemlerden farklı olarak coğrafi bölge, işlev veya sahiplik gibi sınıflandırmalardan bağımsız yürütülebilecek finansal sistemlere dair bir ütopya. Aslında ütopya veya fenomen kelimelerini kullanmak şu aşamada doğru olmayacak, çünkü yaygın olmamakla birlikte birçok erken dönem uygulaması mevcut DLT’de. En çok bilinen parçası ise şüphesiz blokzincir!

Aslında bu şekilde popüler kavramalara yoğunlaşılarak asıl inovasyonu getiren bütünden de uzaklaştığımızı görüyorum. Nasıl ki DLT sadece blokzincir değilse, blokzincir de sadece kripto varlık demek değil. Aynı şekilde kripto varlık da sadece Bitcoin değil...

DLT’nin getireceği teknolojik olanaklarla oluşacak ortak bilinç; ihtiyaç duyulan hizmetlerin, aracılar veya düzenleyici kurumlarla şişirilmiş operasyonel maliyetlere katlanılmadan alıcılarla saniyeler içerisinde buluşturmasını sağlayacak. Mevcut yerleşik piyasalardan çok farklı bir yapının ortaya çıkmasıyla günümüzün gelişmiş ülkeleri belki de yüzyıllar içerisinde yarattıkları avantajlarını kaybedecek ve çok sığ piyasalar birden hacim kazanarak yoğun talep görebilecek. Yani aslında Bitcoin veya blokzincir gibi hepimizin duymaya alışkın olduğu vitrindeki havalı kavramlardan daha derin bir değişim bizi bekliyor.

 

Sigorta için de iki potansiyel avantaj var

Sigorta sektörü için DLT’nin getireceği yenilikleri düşündüğümde ise aklıma hemen belki de iklim değişikliğinden sonra en büyük problemimiz olan teminat açığı geliyor. DLT’nin teminat açığına (protection gap) iki türlü pozitif etkisi olabilir. DLT yapısı üzerinde yürüyecek bir poliçeleştirme sürecinde aracılar olmayacağı için prim bedellerinde önemli düşüşler ve poliçeye ulaşmada ciddi kolaylıklar bekleyebiliriz. Dolayısıyla daha önce maddi engellerden dolayı teminatlandırma sürecine katılamayan birçok kişi poliçe sahibi olarak sigorta risk havuzunu olumlu anlamda geliştirecektir.

Diğer bir husus ise aslında barter sistemiyle poliçe taleplerinin artacağını öngörmem. Bu şekilde tüketicilerin akıllarında olumsuz bir izlenim bırakan sigorta ürününe karşı bir ödeme yapmaya daha istekli olabileceğini düşünüyorum yıllardır. Fiziki paranın bu şekilde bir dönüşümüyle müşteri havuzunda kapsamlı bir büyüme de beraberinde gelecektir.

 

“Kötü para iyi parayı kovar”

Kovid-19 salgınıyla birlikte dijital ekonominin geleneksel versiyonuna göre büyük oranda geliştiği bir dönemde DLT ile ilgili tartışmaların artması aslında piyasanın bu yeni düzene ne kadar hazır olduğunu gösteriyor. Öncelikle ülke merkez bankalarının ve sonrasında ECB’nin dijital para birimi konusunda yoğun bir hazırlığa başlaması DLT’nin yaygınlaşması adına önemli bir gelişme.

DLT için öngördüğüm diğer bir önemli özellik de toptan bir dönüşümün yaşanacak olması. DLT tabanıyla faaliyet gösteren bir finansal sistemin eski versiyonunu koruyarak yola devam etmesi, iktisatta “kötü paranın iyi parayı kovması” gibi. Yani bir arada olmaları ve beraber işlemeleri mümkün değil. Nasıl daha hızlı bir uygulama benzerlerinin yerini hızla alıyorsa DLT de benzer bir etkiyi geleneksel finansal unsurlar için oluşturacak.

DLT'nin sigortacılık değer zincirindeki etkilerine detaylı olarak başka bir yazıda değineceğim. 2014 yılında Türkiye'ye döndüğümde “iyi ki bu dönemde sigorta sektöründeyim” demiştim. Aradan 6 kocaman yıl geçti. DLT gibi bir dönüşümün etkilerini bilinçli bir şekilde yaşadığım bu dönem de bana yeniden “iyi ki sigorta sektöründeyim” dedirtiyor.

Diğer Yazıları