Nükleer enerji, nükleer risk ve DASK

Barış Bekar 08 Aralık 2017, 11:58

 

Gerekli miydi değil miydi tartışmaları sona erdi. Türkiye öyle ya da böyle nükleer enerji üretecek. Biri Mersin’de, diğeri Sinop’ta olmak üzere ilk aşamada iki nükleer santral kuruluyor.
Enerji maliyetlerinin arttığı bugünlerde yeni bir umut olur mu bilinmez ama 2023 yılında nükleer enerji üretimine başlamak üzere yatırımlar hızlandırıldı.
Biz enerji değil sigorta tarafıyla ilgileniyoruz elbette. Türkiye için yeni bir enerji üretim alanı olan nükleer santraller yeni riskleri de beraberinde getirecek. Riskler deyince gözler de doğal olarak sigorta sektörüne çevrilecek.
Şimdi nükleer santrallerin ortaya çıkaracağı riskler için de yeni bir havuz kurulacağı söyleniyor. 31 ülkedeki 442 nükleer santral için 27 sigorta havuzu bulunuyor. Türkiye’nin kuracağının da dünyanın 28’inci sigorta havuzu olacağı yazılıp çiziliyor.
Sigorta havuzunu Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) kuracağı ve yöneteceğine dair haberler basında yer almaya başladı. Peki sistem nasıl çalışacak?
İşte konuyla ilgili belirsizlikler de bu noktada başlıyor. Nükleer santrallerin birden fazla riski var. Patlama sonucu çevredeki binalara (konut ya da işyeri) verilecek zararlar, üçüncü şahıslara gelebilecek maddi ve bedeni zararlar (sorumluluk sigortaları), bir de bu santrallerde çalışanlar için oluşacak riskler. Yani yaralanma ya da ölümler için sağlık giderleri, vefat tazminatı gibi… Kısacası konunun birden fazla boyutu var.
Söz konusu havuzu zorunlu deprem sigortalarını yöneten DASK kuracak, santralleri de DASK sigortalayacak. Peki bu nasıl olacak? Bütün bu riskleri DASK’ın yöneteceği bir havuzda primler nasıl toplanacak? DASK, nükleer enerji santrallerinin ortaya çıkardığı risklerin bazılarına teminat verebilir ama sorumluluk, sağlık giderleri ve vefat tazminatı gibi risklere hangi primlerle hangi güvenceyi verecek? DASK havuzunda deprem sigortaları için toplanan primler bu riskler için de kullanılacak mı? Böyle bir durumda insanların DASK’a güveni zedelenmez mi?
Diyelim ki böyle oldu. Büyük bir nükleer facia yaşandı ve hasarlar da DASK havuzundan karşılandı. Sonrasında da deprem oldu. Böyle bir durumda deprem hasarları nereden karşılanacak?
Birileri bu sorulara cevap verirse bizler de aydınlanır yazarız. Bunları konuşarak kafaları karıştırmak yerine yeni bir havuz oluşturarak, nükleer santralleri yapanların, devletin de desteğiyle nükleer riskler için yeni kaynak yaratması daha doğru olmaz mı?

Diğer Yazıları